SAĞLIK ve GÖZ SAĞLIĞI
Tarihin ilk dönemlerinden günümüze kadar insanoğlu sağlıkla ilgili türlü arayış ve yaklaşımlarda bulunmuştur. Sağlığın nasıl anlaşıldığına bağlı olarak da sağlık hizmetleri gelişmiştir. Bugün en çok kabul gören, Dünya Sağlık Örgütü’nce yapılan tanıma göre sağlık; “yalnızca hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedenen, ruhen ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir”. Bu tanımda tam bir iyilik halinin ne olduğu konusunda tartışmalar olsa bile, sağlık kavramının boyutları ağırlık kazanmaktadır (Altın, 2008:3). Gözlerimiz varlıkları görüp tanımamızda, bilgi edinmemizde bize yardımcı olan en önemli organımızdır. Bu nedenle, vücudumuzun diğer organları gibi, gözlerimizin sağlığına da dikkat etmeliyiz. Göz kusurları doğuştan olabildiği gibi sonradan da ortaya çıkabilir . Astigmat, miyop, hipermetrop, arpacık, göz tansiyonu, göz tembelliği, katarakt, şaşılık, gece körlüğü, göz ağrısı, göz kanlanması, göz alerjisi, göz kuruluğu ve göz sulanması, göz kapağı şişliği başlıca göz hastalıkları arasındadır
GÖZLÜK KAVRAMI, KAPSAMI ve TARĠHĠ
Kullanma oranının yüksekliği, o toplumun gelişmişlik düzeyinin de bir göstergesi kabul edilen ve son asırların en büyük keşfi sayılan gözlük, gözleri dış etkilere karşı koruyan ve insanların net görememe sorununu çözen bir tedavi aracıdır. Başlangıçta estetik kaygılardan uzak sadece net görmeyi sağlayan bu araç, oda olgusuyla beraber büyük bir değişim göstermiş, eskiden ihtiyaç olarak görülen gözlüğe günümüzde bu çok önemli sağlık gereci olması niteliği yanında estetik özelliği ile de bir aksesuar olarak takılmaya başlanmıştır. Gözlüğün ilk olarak nerede geliştirildiği kesin olarak bilinmemekle beraber, çok eskilerden beri Çin’de ve Avrupa’da, okumak için çerçeveye tutturulmuş büyütücü mercekler yaygın olarak kullanılmıştır. Türkiye’de gözlükçülük, 1940 tarihli, 3958 Sayılı Kanun ile yasal bir meslek kimliğini kazanmıştır. Osmanlı’nın değişik kültür ortamından gelen meslek ustalarının, Cumhuriyet Dönemi’nde de gözlükçülük dalında devam ettiğini görmekteyiz (Bulut, 2004:1). Gözlüğün kapsamına bakıldığında, Optik (Numaralı), Güneş ve Sportif faaliyetlerde, çalışma ortamında kullanılan koruyucu gözlükler, olarak üç gruba ayırabiliriz. Gözlük mağazalarında satılan optik ve güneş gözlüklerinin çerçeveleri metal türleri, asetat, plastik, optyl ve karbon materyallerden oluşmaktadır. Koruyucu iş gözlüklerine, örnek olarak kaynak gözlükleri, iş güvenliği gereçleri temin edilen iş yerlerinde satılmaktadır(Bulut, 2004:1-4).
GÖZLÜK KULLANMAMANIN ZARARLARI ve GÖZLÜK KULLANIMININ FAYDALARI
Gözlüğün, görme kusurlarını düzeltmek ve gözü zararlı kozmik ışınlardan korumak gibi iki temel fonksiyonu yanında bir de yaşamsal fonksiyonu daha vardır ki bu niteliği çok fazla bilinmez. Gözlüğün, doğanın bize sunduğu en olağanüstü ve en narin organ olan gözümüzü dış etkilerden korumak gibi bir faydası vardır ki bu yararı hep göz ardı edilir veya görmezlikten gelinir. Göz yaralanmalarının nedenlerinin başlıcaları ise şunlardır: Göze yabancı cisim kaçması veya metal çapakları, cam kırıkları gibi parçaların göze saplanması, Göze yabancı cisim çarpması, darbe ve travmaya maruz kalması, Gözün; alev, basınçlı buhar ve kızgın sıvı püskürmesiyle yanması, Gözün; asit, alkali gibi güçlü kimyasallarla yanması, Gözün; ışınlarla(zararlı ultraviyole, lazer, enfraruj gibi) yanması, Göze bulaşıcı hastalık virüs, bakteri, parazitlerini ihtiva eden sıvı veya toz sıçraması. Gözümüz günlük yaşam aktivitemiz içinde birçok tehlikeye maruz kalır. Gözlük bu tehlikelerin büyük bir bölümünden gözümüzü korur. Bu risklerle sürekli karşılaşılan iş yerlerinde koruyucu gözlükler kullanılması yasal bir zorunluluktur. Yukarıda sıralanan gözü yaralayan nedenlerin çözümü bizi gözlük kullanmanın faydalarına götürecektir. Riskli işler yapanların çoğu işlerindeki risklerin bilincindedir çünkü bu konuda sürekli uyarılır ve hatta uymazlarsa cezalandırılırlar. Risklerden habersiz yaşayan ve belki fazla umursamayan çok büyük bir kitle bu konuda hiçbir uyarı almayanlardır. Yukarda bahsedilen tehlike ve kazaların büyük bir kısmını gözlük kullanan bir insan, kullanmayan birine oranla daha az zarar görerek belki de hiç zarar görmeden atlatabilir. Özellikle trafik kazalarında kırılan cam parçaları küçük bir mermi gibi yüze ve göze zarar verebilir. Plastik camlı bir gözlük büyük bir oranda bu parçalardan gözü korur. Keza fırtına veya hortumlarda havalanan cisimler veya partiküller gözü yaralayabilecek kadar süratli hareket ederler. Teknoloji daha da gelişecek ve buna paralel olarak gözlüklerin fonksiyonları da çeşitlenecektir. Çok yakın bir gelecekte gece görüşlü gözlükler, üç boyutlu görüntü veren sanal gözlükler, navigasyonlu gözlükler, siste görmeyi sağlayan gözlükler, makro büyütmeli mikroskop özellikli gözlükler, uzak görüşü dürbün gibi artıran gözlükler, gözlerimizin görüş kalitesini hayal edilemez boyutlara taşıyacaklardır. Gözlük, modern insanın vazgeçilmezidir. Geçici bir süre hakkında yapılan “gözlüklerinizden kurtulun” propagandası onun gelecekteki yerini ve yararını engelleyemez denilmektedir







